Unutmak bazen o kadar kolay gelir ki insana. Hemen yabancı bir ten arasın etrafında. Herhangi bir şeyi unutmak için değil belki ama, birini unutmak için yalan söylersin, bilmediğin, keşfetmediğin o tenin kokusunu içine çekersin, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece geçirirsin belki, unutmak istediğini unutur sadece “o” ana odaklanırsın bazen. Yalan söylediğin de aklından
Yoksa yolunu kesecek kimse önünde,
Durmayı bilmezsin, debelenirsin çamura batsan,
Tutup kaldırırsa birisi seni kızar, küfredersin,
Ama bilmezsin, bilemezsin, içinde yoktur,
Kızamaz seni tutup kaldıran, boşverir belki,
Umursamazlık sanırsın, onun esgeçmişliğine kızarsın
Ama haberin yoktur sevgisinden,
Ya da bilsen de senin umurunda olmaz…
Olsun… Varsın böyle olsun hayatın…
Sen
Hani bir laf vardı, “Bir ben var benden içeri” diye. Hep anlamını kendi içinde bulmaya çalışanlardan biriyim. Benden içeride bir ben daha varmıdır/olmalımıdır/olabilme olasılığı kaç kare küptür? İşte bu sorunun muammalığından da sıkıldım. Başlıktaki sıkılgan ruhlu görünen ama bir o kadar cürretkar takılabilen, hafif duygusal, hafif küpe taktığı için