“Hayat çok kısa, değerini bilmek gerek” derdi dedem hep bana. Dediği gibi de 58 yaşında öldü. Yakıştıramadım ben ona ölümü hiç. Bugün (6 ekim) de gömdük biz onu. Görünmez bir el tarafından hayatımızdan sökülmüştü dedem. Tontoş yanaklarına bir daha sarılamayacağım, öpemeyeceğim diye çok ağladım. Ufaktım, ufacıktım onu kaybettiğimde. 14 yıl oldu.
Bazen insanlarla beraber yaşamak zor geliyor. Nedenini açıklamak istiyorum ama buna sebep olan şey aklıma gelmiyor işin açıkçası. Son zamanlarda hakkımda yazdığım şeyleri okuyanlar “amma karamsar çocukmuş be” diyebilirler. Son 1 -1.5 aydır yaşadıklarım sıkıntılı şeyler de ondan. Dedemin rahatsızlığı, sonra ailemle olan şahsi ve genel ailevi tartışmalar.
Yok olmanın eşiğine gelen dünyanın otasında sadece Türkler kaldığında kıyamet kopacaktır diye bir yazı okumuştum gerçekliğinden pek emin olmayarak. Gerçek de olsa sanırım o zamalarda ben dünyada olmayacağımdan, yani cehennemin dibinde olacağımdan, pek bi sorun olmayacak gibi :) Ama şu üstteki cümleden de anlaşılacağı gibi millet dünyanın sonunu bulacak ve millet fezaya