Bu bir yen yıl yazısı aslında :D Artık bunu okuyunca kim nasıl anlarsa onlara o şekilde seslenmiş olayım. Yıllar su gibi akıp gidiyor. Hatalar yapabiliyoruz. Seçimlerimiz oluyor, seçemediklerimiz oluyor. Her şey için en az bir kere düşünüyoruz. Ölümü düşünüyoruz mesela. ‘Aman hadi sende’ demeyin bana. Ergenliğinizde evinizi terk etmeyi düşündünüz. Bunu herkes
Odanın içine girdiğimde zaten sarhoş konuma yaklaşmıştım ve bu sıcaklıkla pekala çok rahat bir şekilde uyuyabilirdim. Ama Esmeray beni bırakmayacaktı. Dün gece sarhoş ve sızmış halde, ne yaptığımı hatırlamadan geceyi geçirmek ve sabah bir şokla uyanmak yetmiyormuş gibi şimdi de yarı ayık bir biçimde bu kadının koynuna girecektim anlaşılan. Kaçsam, içeri girdikten
Hey! Gene şiir yazmaya başladım. Salı gününden itibaren (daha doğrusu geçen pazar gününden itibaren bi değişiklik vardı bende ama Salı günü daha başka birşey oldu) bana birşeyler oldu. Bunun ne olduğunu çok az kişi biliyor zaten. Gerçi Boşluk doldurmacada bazı şeyleri yazdım sanırım. Neyse şiir yazının devamında… Umarım beğenirsiniz.
İnsanları bazı şeyler inandırmak için uğraşmaktan bahsediyorum! Aslında insanların kalplerinde ve beyinlerinde olup bitenleri asla bilemeyiz amma velakin olacak olan şeyleri de bilmemiz imkansız en nihayetinde. İnsanlar kendi yollarını kendileri çizerler. Gidecekleri yerleri kafalarında şekillendirirler ve asla caymayacakları bu yolda ilerlemeyi kesmezler. Kendilerine zarar vereceklerinin
Yeni Yollar Aramak gibisi yok
Beklemek kadar narin olacak bir iş aslında
Yeni yollar aramak su gibi birşeyleri içmek gibidir.
Bence öyle…
İçten içe sevmek istiyorum artık! Evlenmek rizikosuna katılmak istiyorum. Monopoly değil hayat biliyorum. Ancak artık aşık olmak istiyorum! Çocukluğumda izlediğim yeşilçam filmlerindeki gibi aşk istiyorum yalnız. Hani zengin çocuk fakir kız gibi değil, amma ve lakin öylesine sevgi dolu ve sonu mutlu olan bir hikaye istiyorum. Sevmek sevilmek güzel birşey, ilgilenmek de ilgi bulmak